Prof. Uğur Derman Hoca bugün Beyazıt Kitap fuarında kitaplarını imzaladı. "Ömrümün Bereketi:1" ismini taşıyan eşsiz kitabı tarihe tanıklık etmenin yanında zarif bir üslubu da barındırıyor. İmza saatinin ardından fuarın yanıbaşındaki küçük çadırda kısa, tadına doyulmaz ve elbette oldukça öğretici bir sohbet yaptı. Aslında o sohbeti böyle garip bir Türkçeyle, böyle zayıf bir üslupla anlatmak yakışık almıyor. Yine de kuşağımızın Uğur Hoca kadar şanslı olmadığını teslim etmek saygısızlık olarak adlandırılmayacaktır herhalde (işte 21.yy çocuklarının nezaketi anca bu kadar oluyor) Hocamızın içinde doğup yetiştiği kuşak, nezaketi, beyefendiliği/hanımefendiliği ve rafine bir kültürü hayatın her alanına sindirmişti. Şimdi durumun biraz değil epey farklı olduğu açıkça görülebiliyor.
Uğur Hocanın bugünkü sohbetine katılma şansını yakalayanlar eminim ki eşsiz bir anı kazandılar. Katılamayanlar için böylece çok kısa bir not düşmek istedik tarihe. Elbette bu programın gerçekleşmesinde büyük emeği olan Eskader camiasına ve Mehmet Nuri Hocamıza teşekkürü bir borç biliriz.
Onun, Uğur Hocanın programını takdim edişini burada alıntılayalım:
"İstanbul Beyazıt’ta millî sanatlarımızı tanıtan, sevdiren ve yaygınlaşmasına vesile olan aziz hocamız Uğur Derman Beyefendi misafirimiz olacak. Saat 16.00’dan itibaren fuarda Kubbealtı standında okuyucuları, dostları ve talebeleriyle sohbet edip eserlerini imzalayacak. Saat 18.00’de ise, o nefis, muhteşem Türkçesiyle dinleyicilerine hitap etmeye başlayacak, konuşmasının ardından sorulara cevap verecek. Kadir kıymet bilen bütün dostlar, sanatseverler dâvetlidir."
önemli not: ben de orada bulunanların çoğu gibi bugün öğrenmiş bulundum: "türk edebiyatı"nı lütfen şapkalı a ile, yani uzun hece ile telaffuz ediniz. Aklınızdan çıkıyorsa da lütfen Uğur Hocanın yanında yanlış telaffuz etmemeye çalışın, bizden söylemesi :)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder